YAPAY ZEKA ÇAĞI: DEĞİŞİM VE HIZ
Tanıdığınız en zeki kişi kim? Lütfen yapmayın. Kendinizden başka birini
düşünmelisiniz. Yapay zeka son yıllarda dünyayı adeta kasıp kavurdu. Akıllı telefonunuzdan,
çamaşır makinenize kadar her üründe yapay zeka bir biçimde yer alıyor. Yani “ben yapay
zekaya karşıyım” cümlesi bir zamanlar televizyona karşı olanların direnişlerinden pek de
farklı görünmüyor.
Yapay zekaya kod yazdırabilirsiniz ya da pizza sipariş edebilirsiniz. Kendinize yeni
hastalıklar uydurabilir ya da yurt dışında çeviri yaptırabilirsiniz. Ancak tüm yapay zekaların
hata yapabileceğini ve daha da kötüsü olmayan şeyleri uydurabileceğini bilmelisiniz. Tıpkı
insanlar gibi.
Yapay Zeka ile Ne Yapılır Ne Yapılmaz
Öncelikle, yapay zeka kullanarak ödev yapılmaz. Eski bir eğitimci olarak yazmalıyım
ki hocalar anlar. Yoksa kim sizi durdurabilir? Araştırmanızı daha kolay yapıp, ödev kısmını
kendiniz yapabilirsiniz. Redaksiyon için kullanabilirsiniz. Beyin fırtınası yapabilirsiniz. Konu
konuyu açar ve yeni bakış açıları kazanırsınız.
Çocuklarınıza kendi başlarına yapay zeka kullandırtmayın. Tıbbi tavsiyeler için de
doktorunuza danışın. Yapay zekayla satranç ya da dama da oynayabilirsiniz. Farz edelim;
yeni bir konuyu öğrenmek istiyorsunuz.
Yapay zeka size sadece ilgili başlıkları verebilir. Böylece konunuz dağılmadan
çalışırsınız. Maharet çok konuda bir şeyler bilmek değildir. Bir konuda uzmanlaşmak
günümüzde daha çok işe yarar.
Yapay Zeka Nasıl Kullanılır?
Yapay zeka profilinizi oluşturun. Daha sonra onu kişiselleştirin. Kişisel verilerinizi
koruyabilirsiniz ve neyi hatırlayıp neyi unutacağını ayarlayabilirsiniz. İnsanlarda keşke böyle
olsaydı fakat onlar olmadık anlarınızı sadece hatırlarlar.
Belli bir projeyle ilgili dosyalarınızı bir başlık altında toplayabilirsiniz. Bir yerlerde
okumuştum. Her 39 saniyede bir, birileri bilgisayarınızı hacklemeye çalışıyor. Arşivler sizi
korur. Makale yazanların arşivci olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Daha sonra aynı makaleyi
sağ salim bulmak isteriz.
Yapay Zeka ile Video Oluşturma
Sosyal medyada sizin de yapay zeka ile üretilmiş videolar gördüğünüzü düşünüyorum.
Oldukça gerçekçi ve duygusal içerikler yapılabiliyor. Sora adlı AI, önce bir yapay zeka
görüntüsü oluşturuyor ve ardından komutunuza göre bu görüntüyü videoya çeviriyor.
Komut önemli burada. “Hey dostum! Bana kaliteli bir şeyler üret!” Yazarsanız iyi
bir sonuç alamazsınız. Mümkün olduğunca betimleyici olun. “Bir dere kenarında piknik
yapan üç kişi olsun. Biri dereye, biri yemeğe ve diğeri de ormana baksın. Görüntü
fotogerçekçi olsun. 85 mm lens, yumuşak altın saat ışığı.” gibi.
İnanın hayat da böyledir. Ne istediğini net olarak bilenle bilmeyen bir olmaz. Genel ve
yüzeysel hedeflerinize ulaşmanız zordur.
Ders Çalışma ve Ajan
Ders çalışmak artık daha kolay. Her aradığınızda ulaşamadığınız özel öğretmeniniz
yapay zeka olabilir. Merak ettiğiniz konuyu sorun ya da çalışmanız gereken belgeyi yükleyin.
Sizi alakasız bilgi ve veri bombardımanına tutmayan hocanızla ders çalışın.
Bir asistana mı ihtiyacınız var. Yapay zekanın ajan özelliği ile yardım ve uçak
biletinizi alın, kod yazın ve slayt gösterileri oluşturun. E-posta yazmak, iş planları oluşturmak
ve bürokrasiyi ortadan kaldırmak artık mümkün. İş yerlerinde pratiklik ve zaman tasarrufu
sağlar. İş dünyasında zaman, kimsenin yeterince sahip olamadığı tek şeydir. Reklam yazarı
gibi yazmışım bu paragrafı.
Yeme, İçme ve Spor
Evinizde kaç tane yemek kitabı var? Ben de hiç yok. Google’da tarif bakmak yerine
yapay zekaya sorun. İstediğinize en yakın tarifleri sıralasın ve Web’in karanlık dünyasında
boğulmayın. Size yemek yapmaz fakat “bu akşam ne pişelim” adlı sorunsalı çözer.
Peki, her şeyi sınırsızca yediniz ve kilo aldınız. “500 kalorinin altında yüksek lifli bir
akşam yemeği” önerisi isteyin ya da bir egzersiz planı oluşturun. Koşarken dinleyebileceğiniz
çalma listeleri de düzenleyebilirsiniz. Durun yoksa o Spotify’mıydı?
Özetle; bütçenizi ayarlayan, tatilinizi planlayan ve hatta bahçenize yıl boyunca çiçek
açan hangi bitkiyi ekebileceğinizi söyleyen başak burcu bir arkadaş olarak düşünebilirsiniz
yapay zekayı. Analiz eder, planlar ve sonuca zamanında ulaşır.
Teknolojiden Daha Fazlası
Yapay zekayı yalnızca bir yazılım ya da algoritma olarak görmeyi bırakmak gerekiyor.
İnsanoğlu hemen hemen her icattan sonra korkmuştur. Oysa, telgraf sayesinde Kurtuluş
savaşını kazandık. Radyo, televizyon ve bilgisayar hayatımıza iletişimi getirdi.
Kullanandan bağımsız olarak teknoloji zararlı değildir çünkü teknoloji aslında insan
aklının bir yansımasıdır. İyi ve doğru kullanıldığında yapay zeka sadece hayatlarımızı
kolaylaştıracaktır. Öğrenebilen, analiz yapabilen, tahmin üretebilen sistemler geliştirmek;
insanın kendi düşünme biçimini çözme çabasının doğal sonucudur.
Etik Soruların Gölgesi
Teknolojik ilerleme her zaman etik soruları beraberinde getirmesi kaçınılmaz.
İnsanoğlu, sanki çok iyi kararlar alan etik bir varlıkmış gibi, yapay zekayı kendine dert
edinmiş durumda. Bu yazıda ben önyargılarımdan arınmış bir şekilde yapay zekanın
faydalarını anlatmaya çalıştım. Ancak akademinin tartıştığı sorulara da yer vermek adil olur.
Mesela;
• Bir algoritma yanlış karar verdiğinde sorumluluk kime aittir?
• Verilerimiz hangi sınırlar içinde kullanılmalıdır?
• Otomatik kararlar insan denetimi olmadan ne kadar ileri gidebilir?
Dan Brown’ın “Başlangıç” kitabındaki gibi bir sonumuz mu olacak? Bu konuyla ilgili
cevaplanmamış birçok soru var.
Bilginin Demokratikleşmesi mi, Yeni Bir Tekelleşme mi?
Veri gizliliği, gözetim teknolojileri ve otomatik karar sistemlerinin günümüzün en
kritik tartışma başlıkları arasında yer aldığının farkındayım. Bu soruların cevabı yalnızca
mühendislik alanında değil; hukuk, sosyoloji ve siyaset alanlarında da aranıyor. Bu
teknolojiyi kim geliştiriyor ve kim kontrol ediyor?
Büyük veri, büyük sermaye ve büyük teknoloji şirketleri arasındaki ilişki giderek
güçleniyor. Yapay zekâ sistemlerinin eğitildiği veriler, ekonomik gücü elinde tutan
kurumların kontrolünde.
Bu durum, gelecekte bilgi üretiminin ve dolaşımının daha merkezi hale gelmesi riskini
barındırıyor açıkçası. Kısacası yapay zekâ hem eşitleyici hem de merkezileştirici bir
potansiyele sahip. Resimler üreten ve hikayeler yazan sistemlerden korkmak yerine; ülkeler
işgal eden, hukuku yok sayan ve halkını fakirleştiren kurumlardan sakınmanın yollarını
bulmak daha doğru olmaz mı?
Ana Sayfaya Dön