Son Haberler
RAMAZAN’DA BESLENME: METABOLİK DENGEYİ KORUMAK BİLİNÇLİ TERCİHLERLE MÜMKÜN - Bizimeller 23 Gazetesi - Elazığ Haberleri

RAMAZAN’DA BESLENME: METABOLİK DENGEYİ KORUMAK BİLİNÇLİ TERCİHLERLE MÜMKÜN

Yazar: Gözde KARCI | 24.02.2026
Ramazan ayı, beslenme düzeninin köklüşekilde değiştiği özel bir dönemdir. Gün boyunca süren açlık ve susuzluk, vücudun enerji kullanım mekanizmalarını yeniden düzenlemesine neden olur. Bu süreç doğru planlandığında metabolik sağlık açısından olumlu etkiler sağlayabilir; ancak kontrolsüz beslenme davranışları kilo artışı, kan şekeri dalgalanmaları ve sindirim problemleri ile sonuçlanabilir.
Ramazan’da temel hedef; kan şekerini dengede tutmak, kas kaybınıönlemek, yeterli sıvı alımını sağlamak ve porsiyon kontrolünü korumaktır.
Uzun Süreli Açlıkta Vücutta Neler Olur?
Oruç sırasında vücut enerji ihtiyacını karşılamak için önce karaciğer ve kaslarda depolanan glikojeni kullanır. Bu depolar azaldığında enerji üretimi yağ dokusundan sağlanmaya başlar. Bu durum, kontrollü beslenildiğinde yağ yakımını destekleyebilir.
Ancak iftarla birlikte:
Hızlı ve yüksek kalorili besin tüketimi
Aşırı karbonhidrat yüklenmesi
Şerbetli tatlıların sık tüketimi
kan şekerinde ani yükselmelere ve buna bağlı yüksek insülin salınımına yol açar. Sürekli tekrar eden bu durum, yağ depolanmasını artırabilir ve kilo artışına neden olabilir.
Bu nedenle iftarın kademeli ve dengeli yapılması metabolik açıdan kritik önem taşır.
Sahurun Fizyolojik Önemi
Sahur, yalnızca tok kalmak için yapılan bir öğün değildir; gün içindeki kan şekeri stabilitesinin belirleyicisidir. Sahur yapılmadan tutulan oruçlarda:
Gün içinde baş ağrısı
Halsizlik
Konsantrasyon düşüklüğü
İftarda aşırı yeme eğilimi
daha sık görülmektedir.
Bilimsel açıdan dengeli bir sahurda şu bileşenler bulunmalıdır:
✔ Protein: Yumurta, peynir, yoğurt
✔ Kompleks karbonhidrat: Tam buğday ekmeği, yulaf
✔ Sağlıklı yağ: Ceviz, badem
✔ Lif: Sebze ve yeşillikler
Protein ve sağlıklı yağlar mide boşalmasını yavaşlatır, bu da tokluk süresini uzatır ve kan şekeri dalgalanmalarını azaltır. Aşırı tuzlu ve işlenmişürünler ise susuzluğu artırarak gün içinde zorlanmaya neden olur.
İftar Nasıl Planlanmalı?
Uzun açlık sonrası mide bir anda yüksek hacimli besinle karşılaştığında sindirim sistemi zorlanır. Bu nedenle iftarın aşamalı yapılmasıönerilir:
1 hurma ve su ile açılış
1 kase çorba
10–15 dakika ara
Ana yemek + salata + yoğurt
Bu yöntem tokluk sinyallerinin oluşmasına fırsat tanır ve gereksiz kalori alımını azaltır.
Ana öğünde:
90–120 gram ızgara et/tavuk/balık veya
1 porsiyon kuru baklagil yemeği
4–6 yemek kaşığı sebze yemeği
Bol salata
dengeli bir tabak oluşturur.
Tatlı Tüketiminde Ölçü
Ramazan ayında şerbetli tatlı tüketimi artmaktadır. Ancak haftada birkaç kez büyük porsiyon şerbetli tatlı tüketimi günlük enerji alımını ciddi oranda artırır.
Daha sağlıklı yaklaşım:
Haftada 1–2 kez
Küçük porsiyon
Sütlü veya meyveli tatlı tercihi
İftardan en az 1–2 saat sonra tüketim
Bu yaklaşım kan şekeri kontrolünü destekler ve kilo artışı riskini azaltır.
Sıvı Dengesi: En Kritik Nokta
Dehidratasyon Ramazan’da en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Yetersiz sıvı alımı:
Baş ağrısı
Kabızlık
Yorgunluk
Konsantrasyon kaybı
gibi problemlere yol açabilir.
İftar ile sahur arasında ortalama 2–2,5 litre su tüketimi önerilmektedir. Çay ve kahve diüretik etkileri nedeniyle suyun yerini tutmaz.
Suyu saatlere bölerek içmek daha etkilidir.
Fiziksel Aktivite ve Metabolizma
Ramazan’da tamamen hareketsiz kalmak metabolizma hızının düşmesine neden olabilir. İftardan 1–2 saat sonra yapılan 30 dakikalık hafif tempolu yürüyüş:
Kan şekeri regülasyonunu destekler
Sindirimi kolaylaştırır
Kilo kontrolüne katkı sağlar
Ağır egzersizler aç karnına önerilmez.
Kimler Dikkatli Olmalı?
Diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalığı, mide rahatsızlığı ve kronik hastalığı olan bireyler oruç tutmadan önce mutlaka sağlık profesyoneline danışmalıdır. Kişiye özel planlama yapılmasıönemlidir.
Sonuç
Ramazan ayı kilo alma dönemi olmak zorunda değildir. Doğru planlandığında metabolik dengeyi destekleyen, beslenme farkındalığını artıran ve sağlıklı alışkanlık kazandıran bir süreç olabilir.
Temel prensipler:
Sahuru atlamamak
İftarı yavaş ve kademeli yapmak
Dengeli tabak oluşturmak
Tatlıyı sınırlamak
Yeterli su tüketmek
Hafif fiziksel aktiviteyi sürdürmek
Bu yaklaşım hem sağlıklı bireyler hem de kilo kontrolü hedefleyen kişiler için sürdürülebilir bir model sunar.
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Gözde KARCI
Ana Sayfaya Dön

© 2026 Medyabir PRO Haber Yazılımı v2.0.5 - Tüm hakları saklıdır.