SON AKŞAM YEMEĞİ: YAPAY ZEKÂ
Dün benim doğum günümdü. Güz mevsiminde doğanlar kapalı havaları, yağmuru ve
sükuneti severler. Ben de öyleyimdir. Havalar serinler serinlemez bir huzur geldi bana. Bir
insanın doğumu önemlidir. İnsan doğmadan önce bir avuç yıldız tozuydu. Evrende sürekli
özgür dolaşıyordu. Çekim yasaları icat edilmemişti ve sadece kuşlar uçamıyordu.
Sonra o tozlar döne döne katılaştı ve taşlaştı. Sert ve acımasız insanoğluna dönüştü.
Hırsla beslendi. Gözleri zamanla kör ve kalbi sağır oldu. İnsanlar neden gökyüzüne bakınca
iki hisse kapılır. Sonsuz bir huzur ya da yalnızlık hissederler çünkü o eski iyi günleri
DNA’larında bir yerlerde saklıdır. O günlere özlem duyarlar ve karanlığın parıldayan
sınırlarında üzülürler.
Dün benim doğum günümdü ve yaşımı buraya yazmayacağım tabi ki. Geçmişe fazlaca
takılmak da huyum değildir. İlerlemek gerekir. Malumunuz okullar açıldı. Eğitim hayatımızda
kitaplar haricinde bir de yapay zekâ dahil oldu ve bundan kurtuluşumuz yok.
Eğitim, bireylerin bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimini şekillendiren dinamik bir
süreçtir ve toplumların gelişiminde temel bir unsur olarak kabul edilir. Bu bağlamda yapay
zekâ, eğitimde verimliliği artırarak, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunarak ve
öğrenme ortamlarını daha esnek ve erişilebilir hale getirerek önemli bir dönüşüm fırsatı
sunmaktadır.
Yapay zekanın öğrenci performansını izleme, öğretim materyallerini kişiselleştirme,
yabancı dil öğretimini destekleme, öğretmen tutumlarını dönüştürmeye faydaları olacağı
yadsınamaz.
Ayrıca, yapay zekâ tabanlı sistemlerle etkileşimde kilit bir unsur olan ve yapay zekâ
sistemlerine yön veren metin veya komut girdisini ifade eden “prompt” ile bu girdilerin etkili
bir şekilde tasarlanması süreci olan “prompt mühendisliği”, eğitim ortamlarında hem
öğretmenler hem de öğrenciler için vazgeçilmez beceriler olarak ortaya çıkmıştır.
Prompt Mühendisliği
Komut mühendisliği olarak çevirebileceğimiz bir kavram hayatımıza girdi. Doğru
komut önemlidir. Yapay zekaya nasıl komut verilmesi gerektiği de günümüzde
sistemleşmiştir. Komut, bir yapay zekâ sistemine belirli bir görevi yerine getirmesi için
sağlanan yol gösterici girdi olarak tanımlanır. İyi tasarlanmış komutlar, yapay zekadan elde
edilen sonuçların kalitesini doğrudan etkiler
Karmaşık komutları basitleştirmek ve açık, anlaşılır girdiler sağlamak, AI
sistemlerinin eğitimde öğrenci performansını izleme, öğretim materyallerini kişiselleştirme ve
dil öğretimi gibi alanlarda daha etkili sonuçlar üretmesini sağlar.
Prompt mühendisliği, yapay zekâ tabanlı doğal dil işleme modellerinin belirli
görevlerde en iyi performansı sergilemesi için optimize edilmiş prompt’lar oluşturma
sürecidir.
Bu disiplin, yapay zekâ sistemlerinin belirli görevleri yerine getirebilmesi veya kişiye
özel bilgiler sunabilmesi için en uygun soruları, prompt’lar ve açıklamaları optimize etmeyi
amaçlamaktadır.
İyi formüle edilmiş bir komut, yapay zekâ modellerinin istenen sonuca ulaşmak için
doğru verileri kullanmasına yardımcı olur ve bu süreç, model eğitim aşamasında da kritik bir
rol oynar. Peki yapay zekayla yazdığımız komutlarla okullarda neler yapabiliriz?
Yapay Zekayla Neler Yapabiliriz
Ouyang ve Jiao, eğitimde yapay zekanın tarihsel gelişimini üç paradigma çerçevesinde
incelemişlerdir. Yapay zekâ yönlendirmelidir. Yapay zekâ destekli eğitim ve yapay zekâ
güçlendirmelidir.
İlk paradigma olan “yapay zekâ yönlendirmeli”, öğrencinin pasif bir alıcı olduğu ve
yapay zekanın bilişsel süreçleri yönlendirdiği bir durumu temsil eder. Örneğin, yapay zekâ
tabanlı otomatik ders videoları veya akıllı öğretim yazılımları bu kategoriye girer.
İkinci paradigma olan “yapay zekâ destekli” ise, öğrencinin yapay zekâ ile iş birliği
yaparak öğrenme sürecine aktif olarak katıldığı bir modeli ifade eder. Buna örnek olarak,
öğrencilerin ChatGPT gibi dil modellerinden ödev yardımı alması veya problem çözme
sürecinde yapay zekâ ile etkileşime girmesi verilebilir.
Üçüncü paradigma olan “yapay zekâ ile güçlendirilmiş” yaklaşım, öğrencinin liderliği
ele alarak kendi öğrenme süreçlerini yönetip kişiselleştirdiği bir yaklaşımı sunar. Böyle bir
senaryoda öğrenci, kendi belirlediği hedeflere uygun olarak yapay zekâ araçlarını seçer ve
kullanır.
Ayrıca öğrenme içeriklerini ve yöntemlerini bireysel ihtiyaçlarına göre
şekillendirebilir. Bu çerçeve, yapay zekâ uygulamalarının zaman içinde daha öğrenci merkezli
ve kişiselleştirilmiş bir öğrenme yönünde geliştiğini göstermektedir.
Eğitim Sistemi ve Yapay Zekâ Arasındaki Korelasyon
Bu hafta suni gündem merkezinden yayılan haberlerden uzak bir köşe olarak, eğitime
yapay zekanın etik ve kontrollü bir şekilde entegresini tartıştık arkadaşlar. Cehalet yapay
zekayla tanıştı ve tüm influencer’lar başımıza filozof kesildi malumunuz.
Adobe’un 16 bin içerik üreticisiyle yaptığı araştırmada katılımcılar %86’sı üretken
yapay zekâ kullandığını söylemiş. Madem durum bu yapay zekayı okullarda düzgün
kullanmayı çocuklarımıza öğretelim. Sonradan bolca ahkam kesen cahillere dönüşmesinler.
Yazının adı neden son akşam yemeği peki çünkü biri kalkıp akşam yemeğini
hazırlamazsa olacak olan bu. Leonardo da Vinci, yaptığı çalışmalar, bıraktığı eserler ve sır dolu
hayatı ile geleceği ön görmüş ve bir duvara bu kalabalık yemeği resmetmiş. Yapay zekanın
gerçek sanatı taklit edemeyeceğine emin olabiliriz. Kitap okumaya da devam edin. İçiniz
rahat, haftanız güzel olsun.
Nur KARABULUT
Ana Sayfaya Dön