Son Haberler
DİJİTAL GÖZETİM ÇAĞI: GÜVENLİK Mİ, GÖZETİM Mİ? - Bizimeller 23 Gazetesi - Elazığ Haberleri

DİJİTAL GÖZETİM ÇAĞI: GÜVENLİK Mİ, GÖZETİM Mİ?

Yazar: Nur KARABULUT | 07.09.2026
Biri bizi gözetliyor. 1984 filmi gerçek hayata uygulandı. “Bigbrother” her yerde. Hangi sokaktasınız. Ne yiyorsunuz ne içiyorsunuz ve arabanızın plakası ne? Saç renginiz ve hatta göz renginizi bile ayırt eden kameralar geliştirildi. Türkiye, fareli köyün kavalcısının peşinde okyanus yerine derede boğulurken dünya bunları konuşuyor.
Flock, Slack veya Teams gibi modern kurumsal iletişim platformları hayatımızı kolaylaştırma, bizi "takım" yapma ve operasyonları hızlandırma sözüyle hayatımıza girdi. Evet, işleri hızlandırdılar ama aynı zamanda bizi bitmek bilmeyen bir dijital mesainin kölesi haline getirdiler. İlk bakışta suçla mücadele için muazzam bir fikir gibi görünse de sürekli sizi izleyen bir yapının varlığının rahatsız edici olduğu kesin.
FlockSafety, Jeremy Bentham’ın iki asır önce tasarladığı Panoptikon modelinin 21. yüzyıldaki en somut, en radikal ve kelimenin tam anlamıyla distopik tezahürüdür.
ABD genelinde sokaklara, otoyollara ve mahallelere yerleştirilen, yapay zeka destekli Flock gözetim kameraları ağı, modern dünyada Panoptikon tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Öyle ki aktivistler, medya organları ve muhafazakâr yorumcular dahi sistemi doğrudan "Bir dijital panoptikon inşa ediliyor" sözleriyle eleştirdi.
Panoptikon nedir?Foucault'nun Gözetim Toplumu
Fransız filozof MichelFoucault, Panoptikon'u modern iktidarın ve gözetim toplumunun bir metaforu olarak ele almıştır. Günümüzde dijital izleme, kameralar ve veri takibi gibi uygulamalar bu modelin modern uzantıları olarak değerlendirilir.
Panoptikonda; çok katlı dairesel bir binanın tam ortasında bir nöbet kulesi bulunur. Bu kuleyi çevreleyen hücrelerin kapıları iç merkeze, pencereleri ise dışarıya bakar. Kuledeki gözlemci mahkûmlar tarafından asla görülmez. Ancak mahkûmlar içerideki aydınlatma sayesinde kuleden her an net bir şekilde izlenebilir.
Mahkûm kuleden gözetlenip gözetlenmediğini asla bilemez. Kulede kimse olmasa bile izlendiği hissiyle hareket eder.Birey, her an izlenme ihtimali nedeniyle kendi davranışlarını sürekli denetler ve bir otokontrol mekanizması geliştirir.
Panoptikon modeli, günümüzde fiziksel duvarların ötesine geçerek hayatımızın her alanına yayılmış durumdadır.Eski çağlarda iktidarlar güçlerini fiziksel şiddet veya işkence ile gösterirdi. Modern dünyada ise iktidar, Panoptikon sayesinde bireyin zihnini ele geçirir. Birey, izlendiğini düşünerek kendi kendinin gardiyanı olur.
Foucault, bu modelin sadece hapishanelerde değil; okullar, hastaneler, fabrikalar ve kışlalarda da uygulandığını belirtir. Sıraların dizilimi, mesai saatleri ve sürekli karne/rapor mekanizmaları bireyi uysallaştırmak için tasarlanmıştır.
Görünmez Gözetleme Kulesi Sokaklara İndi
Sokak başlarında sıradan birer direk gibi duran Flock kameraları, yapay zeka yardımıyla görüş alanına giren her aracın plakasını, rengini, markasını, modelini, hatta üzerindeki tampon çıkartmalarını ve içindeki insanları saniyeler içinde kaydeder. Vatandaş o sırada hangi kameranın aktif olduğunu veya verisinin o an hangi polis departmanı tarafından sorgulandığını asla bilemez.Merkezi kule, artık bulut tabanlı bir yapay zeka ağına dönüşmüştür.
Yapay zekâ sayesinde, eski plaka okuyucularının aksine, kolluk kuvvetleri sadece plaka görüntüsüyle değil, "Beyaz tenli erkek, mavi gömlek" gibi kelime dizileriyle de güvenlik kamerası kayıtlarında arama yapabiliyor.
Flock'un kullanmadığı şeylerden biri de yüz tanıma teknolojisi. Ancak bu, polis departmanlarının bu teknolojiden kaçındığı anlamına gelmiyor. Eleştirmenler, bu teknolojinin insan haklarını ihlal ettiğini, masum insanları yanlış tanımlamaya yatkın olduğunu ve azınlıklara karşı önyargılı olabileceğini söylüyor.
Üçüncü Göz
2017 yılında kurulan FlockSafety, ülkenin en büyük otomatik plaka okuyucu (ALPR) üreticilerinden biri haline geldi. Yapay zeka destekli bu kameralar, geçen her aracın arkasının fotoğrafını çekiyor. Görüntüler belirli bir süre boyunca saklanıyor.Ancak Flock'un ne ölçüde kullanıldığı hakkında çok az şey biliniyor; şirket kesin verileri yayınlamıyor,
Sistem sadece suç işleyenleri değil; işe giden, çocuğunu okula bırakan veya seyahat eden tüm sıradan vatandaşları kesintisiz olarak izler ve veritabanına kaydeder. Yani tüm toplum, potansiyel birer mahkûm gibi görünmez bir çemberin içine alınmıştır.
Sosyologların "üçüncü göz" olarak tanımladığı bu durum, insanı sürekli izlendiği hissiyle yaşamaya mahkum ediyor. Güvenlik adı altında adım adım inşa edilen bu dijital hapishane, bizi suçlulardan korurken kendi mahremiyetimizin katili mi oluyor?
1984
George Orwell’indistopya romanı 1984’te betimlediği “Büyük Birader” kavramı, yıllardır gözetim toplumunun en ikonik sembolü olarak kabul ediliyor. 2020’lerin ikinci yarısında ise bu kurgusal korkunun, farklı bir biçimde gerçeğe dönüşmüş gibi göründüğü bir tabloyla karşı karşıyayız.
Yol kenarlarına yerleştirilen küçük kameralar, her geçen aracın plakasını okuyup bulut sunuculara yüklüyor; bu veriler polis departmanları, göç yetkilileri ve hatta kimi zaman kim olduğu bile net olmayan diğer aktörler tarafından erişilebilir hale geliyor.
Bu teknoloji, teknik açıdan son derece verimli bir arama ve takip imkânı sunarken; aynı zamanda milyonlarca masum sürücünün günlük hayatının da adım adım kayda alınması anlamına gelir.
Condor ve Aerodome: Gözetimin Genişletilmesi
FlockSafety, 2025 yılında gözetim kapasitesini plaka tanımanın ötesine taşıyan iki yeni ürün tanıttı: Condor ve Aerodome.
Condor, hareketli insan takibi için tasarlanmış PTZ (pan–tilt–zoom) kameralar sunuyor. Bu kameralar, belirli bir bölgedeki insanları uzaktan takip edebiliyor, yakınlaştırma yapabiliyor ve hareketlerine göre otomatik odaklanabiliyor.
Aerodome ise insansız hava araçları (drone) ile havadan gözetim imkânı sağlıyor; böylece sadece sabit konumlu kameralarla değil, havadan geniş alanlar üzerinde de takip yapılabiliyor.
Üsküdar’daki polis dronu haberini gördünüz mü? "Dikkat dikkat, bu bir polisdronudur.” İnsanlar aya giderken bizimkiler hala yeme içme derdinde. Fatih Surları'ndaki yansımalarsa; yapay zeka, termal kameralar ve nesne takip sistemleriyle donatılmış cihazların artık teorideki "Kule"yi tamamen gökyüzüne taşıdığının kanıtıdır.
Eskiden duvarlar bizi dışarıdan korurdu; şimdi o duvarların içindeki kameralar bizi dışarıya raporluyor. Suçtan arındırılmış kusursuz bir şehir vaadi, aslında içinde hiç kimsenin özgür olmadığı devasa bir açık hava hapishanesine dönmüş durumda.
Gözetim Kapitalizmi ve Ticari Sömürü
Bizler dijital dünyanın "kullanıcıları" değil, ham maddesiyiz. Şirketler bizim üzerimizden ürettikleri bu devasa gözetim gücünü, milyarlarca dolarlık ihalelerle devlet kurumlarına satıyor. Sistem, vatandaşı korumak için değil, vatandaşın verisinden beslenen devasa bir pazar yaratmak için dönüyor.
Kusursuz profilleme ve şantaj kültürü de mümkün hale geliyor. Gücü elinde bulunduranların, ellerindeki veri gücünü kullanarak bireyleri sindirmek üzere bu verileri kullanması da oldukça olası gibi. Snow’den, sızıntılarından beri biliyoruz ki devletler sadece suçluları değil, potansiyel gördükleri herkesi izliyor.
Geçmişte bir totaliter rejimin sizi fişlemesi için kapınıza ajan dikmesi gerekirdi. Şimdi buna gerek yok. Devletlerin ve şirketlerin elindeki algoritmalar, sizin hangi saatte nerede olduğunuzu, kiminle kahve içtiğinizi, hangi zafiyetlere sahip olduğunuzu biliyor. Bu güç, gelecekte muhalif bir siyasetçiyi, gerçeğin peşindeki bir gazeteciyi veya hakkını arayan bir işçiyi susturmak için kullanılabilecek en kusursuz şantaj aracına dönüşebilir.
Bugün sokaklarımızı kuşatan yapay zekalı kameralar ve cebimizdeki algoritmalar, suçla mücadele kılıfıyla sunulan birer Truva atına benzetilebilir. Şirketler izleyecek, devletler yönetecek. Bugün 'suçlu değilsem neden korkayım?' diyen masum vatandaş, yarın sadece hakkını aradığı veya sisteme itiraz ettiği için kendi devleti tarafından 'potansiyel tehdit' ilan edildiğinde iş işten geçmiş olacak çünkü dijital panoptikonda anahtar, bizi izleyen sistemin ellerinde.
Güvenlik şüphesiz güzel bir vaattir, ancak özgürlüğün feda edildiği bir dünyada güvenlik, sadece demirleri parlatılmış kusursuz bir kafesten ibarettir.
Nur KARABULUT
Ana Sayfaya Dön

© 2026 Medyabir PRO Haber Yazılımı v2.0.5 - Tüm hakları saklıdır.