Son Haberler
EJDERHA SICAKLARI: ATEŞ DUVARI - Bizimeller 23 Gazetesi - Elazığ Haberleri

EJDERHA SICAKLARI: ATEŞ DUVARI

Yazar: Nur KARABULUT | 05.08.2026
Buralarda uzun süredir ejderhaya rastlamadık. En azından bu yüzyılda fakat Avrupa’da
yaşanan ejderha sıcakları yüzünden binlerce insan yaşamını yitirdi. Havalar mevsim
normallerinden daha fazla sıcak. Dünyanın iklimi değişiyor. Ne kışlar eskisi gibi ne de yazlar.
Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz kuşağında aşırı hava olayları, kuraklıklar ve
düzensiz yağışlar oldukça sık görünmeye başladı.
Ormanların yanmasının bir nedeni de bu. İnsan faktörü haricinde sıcaklıkların artması
da piknik alanlarında bırakılan cam şişelerde yangınları tetikliyor. Ormanlarımız ateşten bir
duvarla çevrili halde arkadaşlar. Yüzlerce fit yüksekliğindeki bu ateş duvarı, şaşırtıcı bir hızla
ilerleyebilir. Yangının üzerindeki aşırı ısınmış ve dumanla dolu hava sütunu, atmosferde
50.000 fit yüksekliğe kadar yükselebilir. Büyük çaplı yangınlar, kendi hava koşullarını bile
yaratabilir.
Tarihsel olarak yoğun yağışlar sayesinde yangınlardan korunan dünyadaki tropikal
yağmur ormanları bile artık endişe verici oranlarda azalıyor. 2024 yılında, karbon depolama,
biyolojik çeşitliliği koruma ve yerel iklimleri düzenleme açısından kritik öneme sahip
Amazon ve Kongo Havzası gibi tropikal birincil ormanlarda yaşanan tüm ağaç örtüsü
kaybının neredeyse yarısı (%48) yangınlardan kaynaklandı.
Örneğin Bolivya’da, tarımsal genişleme ve kuraklıklar son yirmi yılda yangın
faaliyetlerinde önemli bir artışa yol açmıştır. 2024 yılında ülkede yangınlar bir milyon
hektardan fazla orman alanını yakmış olup, bu rakam 2019’da kaydedilen önceki rekora göre
yaklaşık %114’lük bir artışa tekabül etmektedir. Peru ve Brezilya da 2024 yılında sırasıyla en
kötü ve ikinci en kötü yangın sezonlarını yaşamış olup, kayıpların çoğu birincil ormanlarda
meydana gelmiştir.
İklim değişikliği, ılıman ormanlarda artan yangın faaliyetinin arkasındaki ana etken.
Örneğin, sıcak dalgaları ve yaz kuraklıkları, Akdeniz havzasındaki yangın faaliyetini
tetiklemede baskın bir rol oynuyor. 2022 yılında İspanya’da rekor düzeyde görülen sıcaklık ve
kuraklık, 70.000 hektardan fazla ormanın yanmasına neden oldu. Daha geniş anlamda
Avrupa’da ise, son yıllarda tarım arazilerinin terk edilmesinin ardından yaşanan aşırı bitki
örtüsü büyümesi, yangın riskini artırdı.
Yangının kendisinin yanı sıra, ortaya çıkan duman da tehlikeye yol açmaktadır.
Dumanın solunması ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme neden olabilir. Küresel ısınmanın
büyük orman yangınlarındaki artışta rol oynadığını varsaymak mantıklıdır. Son zamanlarda
ortaya atılan bir teori, yüksek enlemlerdeki sıcaklık artışını zayıflamış bir jet akımıyla
ilişkilendirmektedir.
Jet akımı, hızının azalmasının yanı sıra, “sırtlar” ve “çukurlar” olarak adlandırılan
büyük dalgalar halinde bükülmeye de daha yatkındır. Uzun süre üst katman sırtının etkisi
altında kalan bölgelerde kuraklık ortaya çıkar. Kuraklık ise orman yangınları için zemin
hazırlar.
Bu düzen değişip üst katman çukuru geldiğinde, beraberinde güçlü alçak basınç
alanları ve cepheler getirebilir. Bu sistemler şiddetli rüzgârlar oluşturabilir ve nem eksikliği
nedeniyle yağış düşmeyebilir. Bu durum, kontrol edilemeyen bir orman yangını için ideal
koşullardır.
Burada bir “geri besleme” mekanizması da söz konusundan bahsediliyor. Canlı bitki
örtüsü, atmosferdeki karbondioksiti bitki dokusuna dönüştürür. Bu, atmosferdeki CO2
seviyesini düşürür. Bu bitki örtüsü yandığında, karbondioksit tekrar atmosfere salınır ve
ısınma etkisini yoğunlaştırır.
Orman yangınları, itfaiyecilerin uğradığı ölüm ve yaralanmaların yanı sıra, doğrudan
ya da dolaylı olarak giderek artan sayıda sivil can kaybına da yol açmaktadır. Orman
yangınları kentsel alanlara yayıldığında, maddi hasar muazzam boyutlara ulaşabilir. Kayıplar
milyarlara ulaşabilir.
İnsanlar eskiden el değmemiş ormanların ve çayırların giderek daha geniş alanlarını
yerleşim yeri olarak kullanmaya başladıklarında bile, büyük çaplı yangınlar hâlâ meydana
geliyordu. Ancak orman yangınlarının kontrol edilebileceği ve çoğumuz için bir tehdit
oluşturmadığı inancıyla rehavete kapıldık.
İklim Değişikliği ve Artan Risk
Ülkemiz Doğu Akdeniz’de ortalamanın çok üstünde ısınan bölgelerden biridir. Son
yıllarda özellikle Haziran–Temmuz ayları rekor kıran sıcaklığa sahne oldu. Araştırmalar,
2000’lerin başında yılda yaklaşık 2.100 yangın çıkarken, son beş yılda (2020–2024) yıllık
ortalama yaklaşık 2.946 yangına ulaşıldığını gösteriyor.
2024’te (36 yıldaki rekor) 3.797 yangın kaydedildi. Yanan alan ise ciddi biçimde
arttı; 2020–2024’te aralığında yılda ortalama 19.000 hektar orman yok oldu. Bütün bu veriler,
sıcak hava dalgaları, kuraklık ve rüzgâr kombinasyonuyla yangın tehlikesinin yükseldiğini
ortaya koyuyor. Son 25 yıldaki eğitim ve düşünce eğilimleriyle ilgili kesin veriler sınırlı olsa
da artan bilgi kirliliği ve sahte inançlar; ihmalkâr birey davranışları da yadsınamaz.
İtfaiyeciler Bir Orman Yangınına Nasıl Müdahale Eder
Herhangi bir orman yangınıyla mücadelede ilk adım, yangının durumunu ve tehdit
ettiği araziyi değerlendirmektir. Bu değerlendirme, söndürme stratejisini belirleyecektir. Genel
olarak, amaç yangının yayılabileceği alanları sınırlamak için yangın çevresindeki yakıtı
mümkün olduğunca ortadan kaldırarak yangını kontrol altına almaktır.
Olay yerine sevk edilen itfaiyecilerin çoğu, zemindeki bitki örtüsünü kazıyarak
temizler ve yangının büyümesini destekleyebilecek ağaçları keser. Diğer hedefler arasında
alevlerin şiddetini azaltmak veya evler ve işyerleri gibi değerli varlıkları korumak sayılabilir.
Arazi, yangın söndürme stratejisi üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir. Orman
yangını yöneticileri daha dik veya kayalık bir arazide itfaiyecileri yangın hattı kazmaya
göndermek konusunda daha tereddütlü davranabilirler.
Bunun nedeni kısmen bu stratejinin daha az etkili olabileceği, ancak esas olarak
itfaiyeciler için güvenli olmamasıdır. Bunun yerine, helikopterler, su toplama helikopterleri
veya büyük hava tankerleri gibi havadan yangın söndürme kaynaklarını kullanmaya
odaklanan bir söndürme stratejisi tercih edebilirler.
Bölgenizde Bir Orman Yangını Bildirildiğinde Ne Yapmalısınız?
Hazırlıklı olmak çok önemlidir. Deprem ve yangınlar için önceden bir acil durum
çantanız olmalıdır. Gerekli kimlik belgeleri, ilaçlar, su, telefon şarj cihazları, ilk yardım
çantası, evcil hayvan/çocuk ihtiyaçları ve diğer önemli kişisel eşyalar hazırladığınızdan emin
olmalısınız.
Bir tahliye planı hazırlayın. Hangi ulaşım aracını kullanacaksınız? Hangi rotayı
kullanacaksınız? Yolların kapanması durumunda yedek seçenekleriniz nelerdir? Yerel haberler
veya sosyal medya dahil olmak üzere erişebileceğiniz tüm haber kaynaklarını takip edin ve
bölgenizdeki tahliye uyarılarını dinleyin.
Son zamanlarda tüm işaretler, orman yangını dumanına maruz kalındığında bilişsel
işlevlerde keskin düşüşler yaşanması nedeniyle beyin sağlığı üzerinde çok ciddi bir etki
olduğunu gösteriyor. Daha önce de belirtildiği gibi, bu zararlı etkilerden kaçınmanın en iyi
yolu, pencereleri kapalı tutarak kapalı mekanlarda kalmak ve uygun filtrelere sahip bir hava
temizleyici çalıştırmaktır.
Birçok yangın, sağlık ve ekonomi araştırmacısı, orman yangını dumanının yol açtığı
zararların tam boyutunu hâlâ ortaya koymaya çalışıyor. Bu durum hem insanlar hem de
hayvan popülasyonları için geçerlidir.
Orman yangınları nasıl önlenebilir?
Dünya genelinde aşırı orman yangını vakaları iki katından fazla arttı. NASA'nın Terra
ve Aqua uyduları, aktif orman yangınlarını günde iki kez tespit edebiliyormuş. Bilim
insanları, 21 yıllık bir süre boyunca bu verileri incelediler ve aşırı şiddetli orman
yangınlarının daha sık, daha şiddetli ve daha geniş bir alana yayıldığını tespit ettiler.
Gezegenin ısınmasıyla birlikte, daha sıcak hava koşulları, kış karlarının daha erken
erimesi, daha yüksek gece sıcaklıkları ve yaz yağışlarının azalması, yangın faaliyetlerinin
artmasına neden olmaktadır.
Ormanlar yandığında, ağaçların gövdelerinde, dallarında ve yapraklarında depolanan
karbonun yanı sıra toprakta depolanan karbonu da salarlar. Orman yangınları büyüdükçe ve
daha sık meydana geldikçe daha fazla karbon salarlar; bu da iklim değişikliğini daha da
şiddetlendirir ve “yangın-iklim geri besleme döngüsü” kapsamında daha fazla yangına yol
açar.
Orman sağlığı, hava durumu, topografya ve orman yönetimi uygulamaları gibi birçok
farklı faktör, orman yangınlarının seyrini etkiler. Halk, orman yangınlarının önlenmesinde
önemli bir rol oynar. İnsan kaynaklı orman yangınlarının çoğu önlenebilir.
Orman yangınları, canları, mülkleri ve değerli doğal kaynaklarımızı tehdit eder. İster
kamp ateşini doğru şekilde söndürmek ister kıvılcımları önlemek için aracınızın bakımını
yapmak olsun, sadece birkaç basit adımı takip etmek orman yangınlarını önlemeye yardımcı
olabilir.
Dış mekân ekipmanlarını doğru şekilde kullanmayı; atıkları güvenli bir şekilde
yakmayı, kamp ateşini yakmayı, sürdürmeyi ve söndürmeyi; aracınızın bakımını yapmayı ve
güvenli bir şekilde çekiciyle çekmeyi öğrenmeliyiz.
Bu yangınlar sadece dünyadaki ormanları etkilemekle kalmadılar. Evleri ve altyapıyı
tahrip ettiler, içme suyunu kirlettiler ve milyarlarca dolarlık maddi hasara yol açtılar. Tehlikeli
orman yangını dumanının her yıl 1,5 milyondan fazla ölüme neden olduğu tahmin ediliyor.
Yangınlar şiddetlendikçe etkileri de artıyor ve bu durum, yangınları kontrol altına almanın
aciliyetini vurguluyor.
Peygamberimiz (sav) ise doğaya hizmeti müjdeler: “Bir insan bir ağaç diker ve
ondan insan ya da hayvan faydalanırsa bu onun için devam eden bir sadaka olur”
buyurmuştur. Bu nedenle ormanları kıymet bilerek korumak, ağaç dikmek, sokağındaki
çalılıkları temizlemek dahi dinî bir görev ve vatanseverliktir.
Nur KARABULUT
Ana Sayfaya Dön

© 2026 Medyabir PRO Haber Yazılımı v2.0.5 - Tüm hakları saklıdır.