Hayat bir yolculuktur. Her insan bir yolcudur; ya kendisi yolcu olur ya da birilerini yolcu eder. Böylece hayat, her an bir seyirden ibaret hâle gelir. Uzak beldelere gitmek, gurbete düşmek insanoğlu için çok farklı duygular barındırır. Kavuşmak ayrı bir sevinç, veda etmek ise ayrı bir hüzündür. Hayat, kavuşmak ile veda etmek arasında gidip gelir.
Herkesin bir hayat yolculuğu vardır ve bu yolculuk pek çok anıyı içinde gizler. Yaşam, boyunca yaşanan her bir kare ile süslenir. “Yolcu yolunda gerek” derler; her yolun yolcusu farklı olduğu gibi mevsimlerin yolculuğu da farklıdır. Türkülerde ‘Yolun sonu görünüyor’ denmesi, her yolun bir sonu olduğunu ve dünya hayatının son durak olduğunu vurgulayan nağmelerdendir. Mühim olan, doğru ve emin adımlarla yürüyerek hedefe ulaşmaktır. Hedefe varmadan yolda kalan nice hayatlar vardır. Bu yolda kendini feda eden, divane olan yiğitler bulunduğu gibi; yolunu bilmeyen, yanlışta ısrar eden, yalpalayarak yürüyen âvâreler de mevcuttur.
Hayatta yoran da çoktur, yorulan da… Ama yorgunluğu gideren, hayata pozitif bakan nice kahramanlar da vardır. Haydi, bu yolun yolcusu olun. Yunus Emre’nin dediği gibi: “Yol odur ki Hakk’a vara…” Gerisi hep angarya, yalan dünya.
Hasan Bilge
Elazığ–İstanbul Uçağı
32F Koltuğu – Havada Kalmayan Duygular
22.11.2025
